Bir yilin emegi birkaç sahte çekle ellerinden alinir. Ardindan borçlarini ödemelerine yardim etmek isteyenler ortaya çikar.
Orhangazi'de iki tüccarin zeytin üreticilerini dolandirmasi, emekli savci Kerem Yildirim için siradan bir haber degildir. Haberdeki bir ayrinti, yillar önce kapanmis bir dosyayi yeniden hatirlatir. Emekli emniyet müdürü Deniz Acar'la birlikte, resmî makamlarin daveti üzerine arastirmaya katildiginda, karsilarina yalnizca kayip ürün bedelleri çikmaz.
Borç karsiliginda imzalanan belgeler, el degistiren araziler ve baskasinin adiyla yasayan insanlar... Üreticilerin çaresizliginden yararlanan düzen, göründügünden daha genistir. Sorular çogaldikça taniklar susmaya, konusmaya hazirlananlar tehdit edilmeye baslar. Izler, Keramet Köyü'nde göl kiyisindaki eski bir eve uzanir.
Kerem kayitlarin birbirini tutmadigi noktalari ararken Deniz, insanlarin söyledikleriyle yaptiklari arasindaki farki izler. Fakat geçmisten tanidiklari bir yöntemin pesine düsmek, bugünkü suçun nasil islendigini görmelerini de engelleyebilir. Her baglantiyi yeniden sinamak zorundadirlar.
Ferruh Gün'ün Göldeki Sessiz Ev romani; Bursa'nin zeytinlikleri, köyleri ve göl yollari arasinda ilerleyen, ekonomik çaresizligin nasil bir suç aracina dönüstürüldügünü anlatan bir polisiye. Kerem Yildirim ve Deniz Acar, bu kez yalnizca failleri bulmak için degil, insanlarin korkudan anlatamadiklarini anlayabilmek için de çalisiyor.
Kerem Yildirim Polisiyeleri'nin ikinci kitabi.